Reklamı kapat

12:27 - Elitlerimiz (?)

Avrupa'nın Güçlü Medyası
Avrupa'nın Güçlü Medyası

Elitlerimiz (?)

Sokaklarda, okullarda iki kişi bile aralarında ana dillerini konuşmaları, “uyum”un önündeki engelmiş! İnsan hakları, özgürlük söz konusu olunca mangalda kül bırakılmıyor. Fakat diğer taraftan, bu insanların en doğal hakkı olan “ana dilleri”ni yasaklamanın yolları aranıyor Avrupa’da…

A+A-

Elitlerimiz (?)

Yabancıların Avrupa’da kalıcı oldukları gerçeği kabul edilmeye 1990’lı yıllarda başladı. Bu tarihlerden itibaren, Avrupa ülkelerinin “entegrasyon” adı altında sinsi bir “asimilasyon” çabası içine girdikleri, her duyarlı insanın malumu. Bir Afrikalı, bir Güney Amerikalı ya da uzak doğunun fakir ülke insanları için bu çabalar etkisini gösterebilir. Söz konusu Türkler olduğunda, bu çabaların boşa olduğu görülmektedir ve görülecektir.

“Bir dil, bir insan” sözünü kendine ilke edinmiş olan bizler, elbette yaşadığımız ülkenin dilini en iyi şekilde öğrenmek ve konuşup yazmak zorunda olduğumuzun bilincindeyiz. Modern köle olarak 40-45 yıl önce buralara getirilen ve hâlâ dil sorunu olan birinci nesil, bu uyumsuzluğa (!) örnek gösterilemez. Çünkü onlardan bir makine dişlisi gibi iş yapmaları beklendi, onlar da kendilerinden bekleneni fazlası ile yaptılar. Kelaynak kuşları gibi sayıları günden güne azalan o güzel insanları, uyumun önünde engel olarak görmek büyük haksızlık olur. Avrupa ülkelerindeki yasa koyucuları, yasaklayıcıları anlamak mümkün değilken, “içimizdeki elitler”imize ne demeli!

Elit: Latince, “seçkin” demektir. Kimdir elit, kime denir? Bir meslek sahibi olmak, bir okul bitirmek midir, işveren olmak mıdır, makam mevki sahibi olmak mıdır? Kendisini, mensubu olduğu toplumun elit’i olduğuna inandırmış o kadar zavallı insan var ki!.. Asıl onların tutum ve davranışları yaralıyor insanı…

Bu zavallılardan bir elitimiz, “Ya, bu yaşlılar cami önlerinde pinekleyeceklerine gidip dil öğrensinler!” diyor. Hollanda’daki bir avuç elitimiz -kemik sıyırmak için olsa gerek- çağrılı oldukları bir organizasyon/davet/açılışta (yemekli-içkili), tam tekmil yerlerini almışlar. “El-itleri”miz Hollandalı, Alman, Belçikalı sanat ve sanat aşkıyla yananlarla kısa bir sürede kaynaşmasını da bilmişler!

Günler sonra, ballandıra ballandıra “el-itlikleri”nin tescil edildiği organizasyonun “geyiğini” yapıyorlardı. İçlerinden birisi, “Sizi göremedik, tüm elitlerimiz oradaydı…” dedi. Maksat üzüm yemek değil, bağcıyı dövmek! Daha açık söylemek gerekirse, elitimizin amacı “bana” laf sokmak. Asıl söylemek istediği ise: “Ben ordaydım, ben bu toplumun eltiyim; senden üstünüm!” mealinde. “İnanıyorum ki, ‘el-itliği’nizi en güzel şekilde gösterme imkânı bulmuşsunuzdur.” dedim. “Elbette” dedi, gururla… Bana bir gol atmış olmasının sevinci yansıdı yüzüne.
“Yasaklanmaya çalışılan “güzel Türkçemiz”in bir emekçisine, hepsinden önemlisi de Oğuz Aral gibi bir ustanın çırağına ha!” dedim içimden. “Davetli olduğunuz organizasyon/açılış -her neyse- ‘güzel yaban köpeği yarışması’ mıydı?” diye sorduğumda da gayri ihtiyari, “Yooo!” dedi, “el-iti”miz?!

El: yaban, diyar, ülke; “it” de bildiğiniz gibi köpek demektir. Ah, güzel Türkçem senden zengin, senden güzel, senden kıvrak başka bir dil var mı dünyada! Hangi dilde beş gol birden atabilirim!

Kraldan çok kralcılara, anadilini diğer dillerden önemsiz, öz kültürünü de diğer kültürlerden yavan görenlere ve İslamiyet’i, “dünyanın gündemi”ne bakıp çağ dışı (!) olarak kabul edenler: “El-itliği”niz hayırlı olsun!..”

( Yavuz Nufel-Lalezarda Deli var. Basım yılı 2006/ Sayfa 239-240 )

Devam edecek…

Etiketler :
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
Ramazan Timleri Ramazan Timleri

Bu yazıyı 16 Ağustos 2010 yılında Son Haber henüz emekleme aşamasındayken yazmış, aynı zamanda Haber7.com yazarı olduğum için iki yerde...

Şeytan ayrıntıda gizlidir Şeytan ayrıntıda gizlidir

Mübarek Ramazan ayı gelince aklıma hemen orucu bozan şeylerin bu yılda orucu bozduğunu söyleyen ve çok uçuk rakamlarla iftar ve sahur v...

80 yıl önce, 80 yıl sonra 80 yıl önce, 80 yıl sonra

Ben bu yazıyı yazdığımda çoğu Atatürk’ün doğum yılını bile bilmiyordu, Ben bu yazıyı yazdığımda çoğu Atatürk’ün ölüm tarihini bilmiyo...

“Le” ile “Lo” fazlamız var “Le” ile “Lo” fazlamız var

Bir gün batılı bir müzisyenin yolu Urfa’ya düşer. Urfa ve müzik deyince akla haliyle sıra geceleri ve merhum Kazancı Bedih gelir. Bir...

BU HABER HAKKINDA GÖRÜŞLERİNİZİ BELİRTMEK İSTER MİSİNİZ?(Yorum Yok)

SON EKLENEN HABERLER
İçme suyuna zam gelebilir İçme suyuna zam gelebilir...

Alman Federal Çevre Dairesi, içme suyunun yakında yüzde 45 d...

Saldırıda can kurtaran Mohammad kahraman ilan edildi Saldırıda can kurtaran Mo...

Belçika'da Brüksel Merkez Tren İstasyonu’nda son anda önlene...

Kuveytli bakandan Türk müteahhitlere açık çek Kuveytli bakandan Türk mü...

Kuveyt, ülkesindeki Türk yatırımlarını arttırmak istiyor....

Türkiye, Rusya ve İran birlikte hareket edecek Türkiye, Rusya ve İran bi...

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, Suriye’de çatışmasızlık alan...

Türkiye’den Yunanistan’a Ayasofya yanıtı Türkiye’den Yunanis...

Ayasofya'da düzenlenen Kadir Gecesi etkinliğine karşı tepki ...

Bayram için Türkiye yollarına düştüler Bayram için Türkiye yolla...

Ramazan Bayramını Türkiye’de sevdikleri ve akrabaları ile ku...

DENK Amsterdam’da söz sahibi olacak DENK Amsterdam’da söz sah...

15 Mart 2017 Milletvekili seçimlerinde 3 milletvekili ile Me...

Aşırı sıcaklar yerini gökgürültüsüne bıraktı Aşırı sıcaklar yerini gök...

Hollanda'da özellikle son bir kaç gündür yaşanan aşırı sıcak...

ABN Amro’dan yüzük ve kol saati ile ödeme imkanı ABN Amro’dan yüzük ...

Hollanda'da ABN Amro banka kartını kullanmadan içerisinde NF...

ChristenUnie ile koalisyon görüşmesi yarın ChristenUnie ile koalisyo...

Hollanda'da hükümeti kurma görevini üstlenen Herman Tjeenk i...

VIDEO GALERİ