Haberlerimizi İnstagram , TikTok ve Youtube hesaplarımızdan  da takip edebilirsiniz.

Hollanda’da yıllardır tartışma konusu olan çocuk bakım yardımı skandalı (toeslagenaffaire), yalnızca ekonomik değil, derin sosyal yaralar da açtı. 3. Dönem Rutte hükümetinin feshedilmesine yol açan, çocuk bakım ödeneklerinde yaşanan haksızlıkların çarpıcı bir boyutu daha gün yüzüne çıktı. Bugün yayımlanan yeni bir rapor, skandalın binlerce çocuğun devlet tarafından gereksiz yere ailelerinden alınmasına neden olduğunu resmen belgelemiş oldu.

Mariëtte Hamer başkanlığında çalışmalar yürüten bağımsız komisyon tarafından hazırlanan rapora göre, devletin hatalı yardım politikası nedeniyle birçok ailenin hem maddi hem de manevi istikrarı bozuldu. Komisyona göre, görüşülen onlarca çocuk ve ebeveynin neredeyse tamamı bu durumun mağduru oldu. Bu mağduriyet yaşanmamış olsaydı, çocukların evlerinden alınmasına gerek kalmayacağı ifade edildi.

Ödenek skandalı
Ödenek skandalında, ebeveynler fazla veya haksız yere çocuk bakım ödeneği aldığı gerekçesiyle dolandırıcılıkla suçlandı ve vergi makamları tarafından ödenekleri tamamen geri ödemeye zorlandı. Bu durum, ailelerin çoğunu ciddi mali sıkıntıya soktu. Ailelerin borç batağına sürüklenmesiyle birlikte, çocuklar Jeugdzorg aracılığıyla “bu ortamda yaşamaları mümkün olmadığı” gerekçesiyle, koruyucu ailelerin yanına veya kurumlara yerleştirildi. 

Elde edilen verilere göre şuana kadar 3 bin 500 çocuk ailelerinden alındı. Ancak skandal ile çocukların evlerinden alınmaları arasında etkilenen ailelerin 3500'den fazla çocuğunun evden alındığının ortaya çıkmasından bu yana, nedensel bir bağ olup olmadığı tartışmaları hiç bitmedi.

Hollanda’da yapılan son ankete göre DENK'in sandalye sayısı artıyor Hollanda’da yapılan son ankete göre DENK'in sandalye sayısı artıyor

Çocukların eğitimleri yarım kaldı, devlet kurumlarına güven sarsıldı
Rapora göre ödenek skandalı nedeniyle borçlanan ve yoksullaşan ailelerde işsizlik, çiftler arası çatışmalar, ebeveyn-çocuk ilişkilerinde bozulma ve ruhsal çöküntüler yaşandı. Bu durum, çocukların gelişimini tehdit eden koşulları beraberinde getirdi. Rapor, çocukların hâlâ bu sürecin ağır sonuçlarıyla yaşamak zorunda kaldığını ve etkilerin uzun vadeli olduğunu ortaya koydu.

Rapor, evlerinden alınan çocukların eğitimlerine devam edemediğini, aile bağlarının zedelendiğini ve kalıcı ruhsal sorunlar yaşadıklarını ortaya koyuyor. Hamer, birçok çocuğun ebeveynleriyle ilişkilerinin hâlâ düzelmediğini ve devlet kurumlarına duyulan güvenin ciddi şekilde sarsıldığını belirtti. Gençlerin devlet kurumlarından yeniden yardım almak istemediğine vurgu yaptı.

Hamer “Bu güvensizlik gelecek nesillere de sirayet edecek. Bu çocuklar bir gün kendi çocukları için yardım almak istediklerinde, devlete güvenmeyecekler. Devletin hayatlarını bir anda ellerinden alabileceğini söylüyorlar,” dedi.

Erken müdahale yetersiz kaldı
Komisyon, sadece devletin değil, sosyal hizmetlerin de bu süreçte yeterince etkili olamadığını belirtiyor. Ailelere zamanında destek verilmediği, borçlar ve yoksullukla yeterince hızlı mücadele edilmediği vurgulanıyor.

Destek ve tazminat önerisi
Komisyon, bu çocuklara yönelik özel bir destek programı oluşturulmasını da öneriyor. Önerilen destek paketi; maddi tazminat, hukuki destek ve psikolojik yardım başlıklarını içeriyor. Ayrıca çocuk koruma sisteminin yapısal olarak iyileştirilmesi ve zorunlu evden alma kararlarının azaltılması da öneriler arasında yer alıyor.

Kaç çocuğun ailelerinden alındığı hâlâ belirsiz
Skandal nedeniyle mağdur edilen ailelerde kaç çocuğun evlerinden alındığı hâlâ net değil. Merkezi İstatistik Bürosu (CBS), mağdur ailelerde toplam 68 binden fazla çocuk bulunduğunu ve bunların 2.090’ının alındığını bildiriyor. Maliye Bakanlığı ise mağdur ailelerdeki çocuk sayısının 100 bini aştığını ve 3.058 çocuğun ailelerinden alındığını ifade ediyor.
©Sonhaber.eu